
Televizyonda en çok gösterilen film olarak sıkça adından söz ettiriyor “Komplo Teorisi“. Birçok kez rastlamama rağmen, televizyondan film seyretmeyi sevmediğim için hep es geçmiştim. Geçen gün Mel Gibson’un oynadığı filmlere baktığım zaman rastlamıştım ve seyredilecekler arasına eklemiştim. Yıl 1997.. Mel Gibson’un oyunculuğu gene kendine hayran bıraktırıyor. Hatta şunu söylemek sanırım yanlış olmaz filmi güzelleştiren senaryodan çok, oyuncuların performansı olsa gerek. Özellikle Mel Gibson ve Julie Roberts birbirini ne güzel tamamlamışlar.
Jerry, kendi kafasında oluşturduğu komplo teorileri olan bir taksicidir. O teorilerini müşterilerine anlattığı zaman çoğu zaman deli muamelesi görüyor. Gerçi pekte normal sayılmaz fakat anlattığı şeylerin ilerleyen günlerde doğru olduğunu görünce insan şaşırmıyor değil. :)) Gördüğü, şahit olduğu her şeyden şüphelenen birisinin evi nasıldır sizce? Buzdolabına kilit vuracak kadar şüphecidir. Haliyle böyle bir insanın anlattıklarına da insanlar pek inanamıyor. Tüm teorilerini aşık olduğu kadına (Alice) anlatır fakat diğerleri gibi o da kendisine inanmaz ve deli gözüyle bakar.
Bunlara kulak asmayarak her fırsatta kendisini uyarır ve Jerry’nin hastanede başı derde girince teorilerin doğruluğu konusunda şüpheye düşmüştür sonunda. Jerry’nin peşindeki kişilerinin ciddiyetini görünce, olayları araştırmaya başlar ve hiç beklemediği şeylerle karşılaşır. Gerçeklerin ortaya çıkmasıyla ikisininde hayatı tehlikededir. Acaba bu olaydan sağlam bir şekilde kurtulabilecekler mi?
Filmde hiç şüphesiz en ilginç olay detay ise Jerry’nin baştaki sahnelerin birinde Türkiye’de olacak deprem hakkında detayları Alice ile paylaşması. Depremden tam 2 yıl önce çekilen bir filmde böyle bir sahnenin olması haliyle insanı şaşırtıyor. :)) Filmde Jerry’nin içerisinde ruh halini Mel Gibson o kadar güzel yansıtmış ki o üzüldüğü an bir tuhaf oluyorsunuz ister istemez. İzlemeyenler için kesinlikle tavsiyedir.